EDEB
26 04 2008
Eskiler, “Edeb” üzerinde çok durmuşlardır…
“Edebsiz kemâl olmaz”!. yani, edep olmadan kemâl olmaz, demişlerdir… Orada kemâlden murad, “Mutmainne” bilincidir.
Tags : EDEB
Kategoriler : DÜŞÜNCE YAZILARI
Eskiler, “Edeb” üzerinde çok durmuşlardır…
“Edebsiz kemâl olmaz”!. yani, edep olmadan kemâl olmaz, demişlerdir… Orada kemâlden murad, “Mutmainne” bilincidir.
Bize ne oldu böyle..
Hafızası zayıf bir millet haline geldik… Dünümüzü bilmez yarınımızı göremez olduk…
Ne atayı hatırladık ne de …
Türk milletinin üzerinde oynanmaya çalışılan büyük bir senaryonun izlerini görmekteyiz:
“Aşağılık psikolojisi “
Edebiyat tarihçisi, yazar. Sivrihisar’da doğdu İlk ve ortaöğrenimini Sivrihisar ve Eskişehir’de, yükseköğrenimini İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nda yaptı (1939)
Yazının devamını oku »
Meclis Araştırma Komisyonu’nun isteği üzerine 33 kamu vakfına bağlı 46 şirketi incelemeye alan Sayıştay, üniversite vakıfları eliyle devletin parasının eşe dosta nasıl aktarıldığını belgeledi. Sadece 11 üniversite, 110 milyon YTL kaçırmış.Sayıştay, 3 yıl önce TBMM’nin talebiyle başlattığı Kamu Vakıfları Araştırma Raporu’nu tamamladı. Yüzlerce kamu vakfı arasından ekonomik büyüklüğü trilyonları bulan vakıfları mercek altına alan Sayıştay, birbirinden ilginç sonuçlara ulaştı. En çarpıcı sonuçlar ise üniversite vakıflarına ait. Sayıştay’ın üniversite raporlarındaki tespitlere göre kimi üniversite vakıfları şahsı harcamalardaki dozu o kadar aşmış ki; biradan iç çamaşırına kadar birçok kişisel harcama vakıflar üzerinden gerçekleştirilmiş.
Yılmaz Karakoyunlu’nun ‘Yorgun Mayıs Kısrakları’ adlı kitabı yine çok konuşulacak. Karakoyunlu kitabında, Yahya Kemal, Nazım Hikmet ve Adnan Menderes’in evli kadınlarla yaşadığı ilşkilere yer verdi. İşte ilginç iddialar.
Takip edenler bilirler, bu köşede genelde “derin” projelerden, Beyaz ve Kara Türklerin mücadelelerinden bahsedilir. Sinirlerimize yerleşmiş, devletin ve toplumsal hayatın önemli mevzilerini işgal etmiş, bizi sömüren ve semiren kripto ecnebiler anlatılır.
Bilmedim ahvâlimi gerçi ne hâl üstündedir
Şol kadar bildim nefs ile cidâl üstündedir
Fikri zikri âşıkın gerçi visâl-ı yârdir
Lîk hiç mümkün değil, fikri muhâl üstündedir
Gözleri dolmayanın âhir dolar toprağ ile
Hâce-i dünya gibi kim fikr-i mal üstündedir
Ölmez ol kim anıla adı anun iylik ile
Tâ kıyamet anılır ol kim kemâl üstündedir
Fahr-i âlem bakmadı dünyaya fakr etti kabûl
Ol mübarek cismine bak gör ki şal üstündedir
Korkarım ki gark ede bir gün beni seylâb-ı eşk
Kaldı hayrette Muhibbî sanki hâl üstündedir