CEMİL MERİÇ CÜMLELERİ

28 07 2007

Gerici, ilerici… Düşünce hürriyeti bu mülevves kelimelerin esaretinden kurtulmakla başlar, düşünce hürriyeti ve düşünce namusu.

Ya Batılı olacağız yahut Batı kültürünün âzâd kabul etmez sömürgesi.

Aydın olmak için önce insan olmak lâzım. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur; maruz kalmaz, seçer. Aydın, kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. Aydını yapan: ‘uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat, hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs.
Önce kafalardaki keşmekeşi dağıtmağa, metafizik birer orospu olup çıkan kaypak, hain
mefhumlara ışık tutmaya çalışalım.
Öyle bir ifade yaratmak istiyorum ki, Türk insanının uyuşan şuuruna bir alev mızrak gibi saplansın.
Kamûsa uzanan el namusa uzanmıştır.
Yobazlık, Şark’ın nefis müdafaası. Yobaz, samimiyet, yobaz kendini bir nass’a hapseden
idrak; bir nass’a, yani sonsuza.

Yobaza düşmanlık, tarihe düşmanlık. Yobaz biziz, en güzel taraflarımızla biz.
İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleri. İtibarları menşe’lerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.
Vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını “yaşanmaz”laştıranlardır.
Bir kucak odun küçük bir ateşi söndürür, büyük bir ateşi daha da canlandırır.
Kulun bütün haysiyeti: mümin oluşunda. Kul, mümin olunca hukukî bir hüviyet kazanır,
dilenciyi halifeye eşit kılan bir hüviyet.
İmansız ve idealsiz nesiller türettik. Pusuda bekleyen yabancı ideolojiler setleri yıkılan
ırmaklar gibi yayıldılar ülkeye.
Bu ülkenin bütün ırklarını, tek ırk, tek kalp tek insan hâline getiren İslâmiyet olmuş.
Dosto, ıstırabın romancısı. Istırabın, isyanın, merhametin ve şuuraltının. Raskolnikov,
fahişe Sonya’nın önünde eğilirken “Senin önünde dğil, acı çeken bütün insanlığın
önünde eğiliyorum” der. Suç ve Ceza, insan ruhunun uçurumlarını, mağaralarını,
dehlizlerini tarayan bir kitap.
Düşünce bir köprü: kıldan ince, kılıçtan keskin…
Itır gülün sesi, ışık sonsuzun. Geceleri ölüm konuşur karanlıklarda.

Bütün Kur’an’ları yaksak, bütün camileri yıksak, Avrupalının gözünde Osmanlıyız;
Osmanlı yani İslâm. Karanlık, tehlikeli, düşman bir yığın!
Kaynaklarından kopan bir intelijansiyanın kaderi, bir mefhum hercümerci içinde boğulmak.
Umrandan habersizdik, medeniyete de ısınamadık. İnsanlığın tekâmül vetiresini ifade
için kendimize lâyık bir kelime bulduk: uygarlık. Mâzisiz, musîkisiz bir hilkat garibesi.
Mukaddesleri kaybeden bir insanlığın karanlıkta çırpınışı.
Avrupa hastadır. Maddeci medeniyet önce Tanrı’yı öldürdü, sonra insanı.
Herkes tarafından anlaşılmak isteyen, hiç kimse tarafından anlaşılmaz.





Oktay Sinanoğlu Türkçemizin vahim durumunu anlatıyor

17 07 2007


“İnsanlar istedikleri dili öğrensinler, ama eğitim bir ülkenin kendi diliyle yapılır. Az bilenlerin hiç bilmeyenlere öğrettiği bilim, bilim değildir.” diyor.
Örnekler veriyor, milletlerin yabancı dille eğitim yaparak kimliklerini, bağımsızlıklarını nasıl kaybettiklerini, ama buna karşılık sömürgecilerin nasıl kazandığını anlatıyor. Ve bunları anlatan deha, yıllarını Amerika’nın en büyük üniversitelerinde hocalık yaparak, dünyada konferanslar vererek geçirmiş bir kişi.
Yabancı dil öğrenmenin bu kadar revaçta olduğu, dil bilmeyenin ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğü bir ülkede bu tür konuşma önce ters gibi geldi, sonra Alman, Fransız, İtalyan, İspanyol, hatta İsveç üniversitelerini düşündüm. Hiçbirinde kendi dillerinden başkası kullanılmıyordu. Bilim dilini(!) seçen bir biz kalmışız, anlaşılan.Başka dilden okutulan bir bilim dalı ülkenizde kullanılamadığı gibi Yabancı ülkelerde de ise yaramayacak, çünkü o dili daha iyi konuşanlar sizi geçecekler. O zaman ülkede bilim adamı yetişmeyecek, ülkeyi Başka ufuklara taşıyan kimseler de… Çünkü dil kullandırmak ülkenin sömürgeleştirilmesidir. Yabancı dili iyi konuşanlar isletmeci, borsacı olur. Bilim ve diğerleri o dili kendi öz dili olarak konuşanlara kalır. Bunlar Sinanoğlu’nun ileri sürdükleri.

Sinanoğlu’nun en ilginç yaklaşımlarından biri de kendi ülkesinin Yabancı dille eğitim yapan bir üniversitesiyle ilgili anisiydi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde kuramları ile ilgili olarak verdiği konferansta ünlü bir profesörün yanına yaklaşıp kulağına “Burası ODTÜ, lütfen Türkçe değil, İngilizce konusun.” dediğini anlatıyor.Oktay Sinanoğlu sabaha kadar konuştu. Ülkesinin geleceği için, Türk insaninin geleceği için. Çünkü dili kullanmamanın bir buçuk nesil sonra o milleti yok ettiğini gözleriyle görmüştü ve bunun Türkiye’ye uygulanmasını istemiyordu. Sabah kiminle konuşsam bana Sinanoğlu’ndan söz ediyordu. Amerika’da ve dünyada bilim dalında büyük hizmetler veren, Nobel’e aday olan Meydan Larousse’da söz edilen bir adam kendisini bilimden sonra ülkesinin geleceğine adamıştı.Bugün herkes onun söylediklerini ve bundan sonra yapacağını söylediği savası tartışıyor. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Ülkenin durumu karanlık ama en azından onun gibiler, düşünenler, savaşçılar var.

(Tuna Serim, http://www.internethaber.com/)





ATA’DAN ÖĞRETMENLERE

17 07 2007

 Bayan öğretmenler, Bay öğretmenler!

         Belki de eski deyişle “muallime” demediğim için beni ayıplıyorsunuzdur. Ben dilimizde ille dişiliği belirten yabancı ekler kullanmanın gerekli olmadığını sanıyorum. Evet, erkek, kadın öğretmenler : Bilirsiniz ki ulusumuz büyük bir yıkım geçirdi. Devletimiz bir çöküntüye uğradı. Varlığımızı yeryüzünden silmek yolunda birçok suçlar işlendi. Çok çalıştık, bugünkü başarıya ulaştık.

          Bayanlar, Baylar!

          Bilginin, tekniğin çalışma ve oluşma çevresi okuldur. Bunun için okulları açmak ve artırmak gerektir. “Okul” adını hep birlikte saygı duyarak, kutlulayarak ayakta analım. Okul, genç beyinlere insanlığı saymayı, ulus ve ülkeyi sevmeyi, bağımsız yaşamayı öğretir. Bağımsızlık tehlikeye düştüğünde onu kurtarmak için tutulması gereken en doğru yolu belleten okuldur. Yurdu ve ulusu kurtarmaya çalışanların seçtiği yolda ve yürüyüşte birer namuslu uzman, birer onurlu bilge olmaları gerektir. Bunu sağlayan okuldur. Ancak böylelikle her türlü girişimi güzel sonuçlara ulaştırmak elimizde olabilir. Okulla, okulun verdiği bilgiyle Türk ulusu, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı, bütün ince güzellikleriyle belirip gelişecektir.

          Bayanlar, Baylar!

        Öğretmenlerimiz, ozanlarımız, yazarlarımız, ulusa geçen yıkılış günlerini, bu yıkılışların gerçek nedenlerini anlatacaklar, söyleyecekler, bu kara günlerin geri dönmemesi için yeryüzünde uygar ve çağdaş bir Türkiye’nin varlığını tanımak istemeyenlere onu tanıtmak zorunda olduğumuzu anımsatacaklardır.Bütün bu gerçeklerin ulusça iyi anlaşılması ve içe sindirilebilmesi için her şeyden önce bilgisizliği gidermek gerektir. Bunun için öğretim izlencemizin, eğitim davranışımızın temel taşı, bilgisizliği gidermek olmalıdır. Bu bilgisizlik giderilmedikçe yerimizde sayacağız. Yerinde duran bir şeyse geriye gidiyor demektir. Bir yandan genel bilgisizliği gidermeye çalışmakla birlikte öte yandan toplum yaşayışında herkese örnek olacak, verimli ve etkili olacak kimseler yetiştirmek gerektir. Ulusal yeteneklerimizi geliştirecek, duygularımızı yükseltecek üstün insanları yetiştirmeyi de unutmayacağız. Çocuklarımızı bu öğretim aşamalarından geçirerek yetiştireceğiz. Kesin olarak bilmeliyiz ki iki ayrı parça olarak yaşayan uluslar zayıftır, hastadır. Çocuklarımıza ve gençlerimize uygulayacağımız öğretim ne olursa olsun, onları:

          1) Ulusuna

          2) Türkiye Devleti’ne

          3) Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne düşman olanlarla savaşabilecek bilgiler ve araçlarla silahlandıracağız.

         Özgürlüğünü ve bağımsızlığını korumak yolunda savaş vermeyi bilmeyen uluslar için yaşama hakkı yoktur. Bu uğurda savaş gereklidir.





2006-2007 Yılı Anadolu Liseleri Sınavına Göre Yapılan Öğretmen Atamaları

30 06 2007

2006-2007 Yılı Anadolu Liseleri Sınavına Göre Yapılan Öğretmen Atamaları Sonuçlandırılmıştır.

Sonuçları görmek için  
Minimum puanlar için  





GİZLENEN KİTAP

9 05 2007

                       KITABI INDIR

[HZ. MUHAMMED]
TOLSTOY
RUSÇA’DAN AZERİCE’YE ÇEVİRİ
Prof. Dr. Telman Hurşidoğlu Aliyev
Vakıf Tehmezoğlu Halilov
AZERBAYCAN  TÜRKÇE’SİNDEN  ÇEVİRİ
Arif Arslan





Kendi Sesiyle ATATÜRK

9 05 2007

Kendi Sesiyle ATATÜRK – INDIR

1nci yüz :10. Yıl nutku

2nci yüz : 1938 Kurultayının Açılış Nutku





DAN BROWN

8 05 2007

 

 İNDİR